27 Ağustos 2011 Cumartesi

Fırtına öncesi sessizlik


Bizim için bahar geldi de, şehir tam anlamıyla alarmda, Irene'i bekliyor. Marketlerdeki kasa kuyrukları sokaklara taşmış durumda, su ve süt stokları tükenmiş, mağazalar, metro, tiyatrolar kapalı, hastahane ve huzur evleri boşaltıldı... New York şimdiye kadar hiç yaşamadığı büyüklükte bir kasırgaya hazırlanıyor. Şehirdeki panik ister istemez bize de biraz yansıdı, stoklarımızı yaptık evimize kapandık, biraz telaş, biraz merakla bekliyoruz... Neyseki bizim ev, upper west side'da, Manhattan'ın en güvenli sayılan bölgelerinden birinde (ama neticede burası küçücük bir ada ve adanın güney sahilindeki evler boşaltılıyor)... Bakalım, birkaç saat sonra yaşayıp göreceğiz neler olacak...

PS: Bizdeki şansa bakın ki, deprem bölgesi olmayan, kasırganın uğramadığı NY'da, geçen hafta deprem, bu hafta kasırga yaşıyoruz:)


26 Ağustos 2011 Cuma

New York'a bahar geldi, yaz geldi...



Aslında artık kendini iyice hissettirmeye başlayan sonbahar havası ve hızla yaklaşan, şehri alarma geçiren Irene kasırgası var... Ama dün -6 hafta uzak kaldıktan sonra- nihayet bay H yanımıza geldi ve benim için en güzel NY günleri başladı:)

PS: Bu arada, geldikten birkaç hafta sonra bozulan laptop'ım yüzünden günlerdir bloğumdan uzak kalmıştım, bay H'nin gelişiyle teknolojiye de kavuşmuş olduk. 


7 Ağustos 2011 Pazar

A Night at the Museum with Alexander McQueen



Cumartesi gecesi Amerikalı'ların "date night" dedikleri, evde oturmayı neredeyse ayıp kabul ettikleri bir gece... Ben yaklaşık bir aydır bütün randevularıma 13 yaşındaki kavalyemle çıkıyorum. O da beni -artık geze geze her yerini ezberlediğim- Museum of Natural History'e ve Harry Potter, Rise of the Planet of the Apes gibi filmlere götürüp duruyor... Ama dün gece bana özeldi. Kavalyemi evde bırakıp, karşılaştığı yoğun ilgi nedeniyle (müze tarihininin rekorunu kırmış) süresi uzatılan ve 2 gecedir saat 12'ye kadar açık kalan Metropolitan Museum'daki Alexander McQueen Savage Beauty sergisine gittim. Kalabalık inanılmazdı. Tam 3 saat sıra bekleyip, sergiye ancak saat 11'de girebildim (böylece Musée d'Orsay'daki 1,5 saat kuyrukta bekleme rekorumu da kırmış oldum:) Ama müzenin broşüründe yazdığı gibi: "At the Metropolitan, there is beauty even in the wait". Neyse beklediğime kesinlikle değdi. Kostümler, Philippe Treacy imzalı şapkalar, takılar... hepsi o kadar etkileyiciydi ki... McQueen'in dehasına bir kez daha hayran kalmamak, yaptığının moda üstü bir şey olduğunu düşünmemek, genç yaşta kendi isteğiyle bu dünyadan ayrılışına hüzünlenmemek elde değildi... 
Ve ünlü düşünür:) Carrie Bradshaw'un dediği gibi: "It was one of those great New York moments"









"It is important to look at death because it is a part of life. The cycle of life is positive because it gives room for new things"
                                                     Alexander McQueen




3 Ağustos 2011 Çarşamba

NY favorites Vol.1

New York'u sevmemi sağlayan onlarca nedenden birkaçı...


Soho, Nolita



Cupcakes



Meatpacking District



Chelsea Market