30 Aralık 2010 Perşembe

Renkli bir yıl

Herkese sağlıklı, mutlu, umutlu, bereketli, hareketli, renkli bir yıl...

















fotoğraflar: Living etc., Verandah House, Laurence Pasquier, Miranda Watchorn

28 Aralık 2010 Salı

Altın rengi

Yılbaşına yakışıyor...

















fotoğraflar: Mark Scott, Trine Thorsten, Chris Everard, Sarah Hogan, Desire To Inspire

27 Aralık 2010 Pazartesi

Frida & Diego & Beyoğlu & vs...


Ne zamandır merak ettiğim ve geçen perşembe başlayan Frida&Diego sergisi için haftasonu ilk iş Pera Müzesi'nin yolunu tuttuk. Sergi güzel, ama bana göre biraz zayıftı. Benim asıl merak ettiğim dönem olan, Frida'nın trafik kazası geçirdikten sonra resme başladığı ve acı içindeki günlerini resmettiği otoportreleri yoktu mesela. Adından da anlaşılacağı gibi bu sergi, daha çok Frida Kahlo ile Diego Rivera'nın sansasyonel aşklarını anlatan resimlere odaklanıyor. Yine de 20 Mart'a kadar görülmesini tavsiye ederim:)
Havanın da güzel olmasını fırsat bilip, müze çıkışında küçük bir Beyoğlu turunun ardından, son ayların popüler semti Şişhane'de açılan restoranlardan birini denemeye karar verdik. Can'ın da rahat seçim yapabileceğini düşünerek Big Chefs'i tercih ettik. Ancak girer girmez dekorasyonu ve ambiansını çok beğendiğimiz mekandan çıkarken üçümüzün ortak fikri, yemeklerin ambians kadar başarılı olmadığıydı. Ardından hızımızı alamayıp, bir-iki işimizi de halletmek için Nişantaşı'nın yolunu tuttuk. Adeta bir sokak partisi havasında olan Abdi İpekçi'deki favorimiz ise, önündeki masalarda oturup kahve-çikolata keyfi yapılabilen Godiva'nın yeni mağazasıydı.

NOT: Geçen hafta, ne zamandır methini duyduğum, Citys'in üst katındaki Limonata'ya da gittim nihayet. Genelde İzzet Çapa imzalı mekanların çok tarzım olmadığını düşünsem de, yüksek tavanları ve etkileyici manzarasıyla Limonata'yı sevdim.

26 Aralık 2010 Pazar

Modern küvetler

Daha önce bu sayfalarda hep ayaklı nostaljik küvetler yer aldı... Şimdi sıra modern küvetlerde...

















fotoğraflar: Bridget Peirson, Polly Wreford, Hannah Simmons, Mel Yates

22 Aralık 2010 Çarşamba

Çizgi çizgi renkler


















fotoğraflar: Mel Yates, Krista Ewart, White Space, King Au, Mark Bolton, Trine Thorsten

20 Aralık 2010 Pazartesi

Mühür



Mühür, Kandilli sahilinde, yepyeni, küçücük ama çok sevimli ve şık bir dükkan. Ondan bahsetmemin sebebi, sadece sahibinin çok sevdiğim bir arkadaşım olması değil, dekorasyona ve evine düşkün herkesin buradan haberdar olması gerektiğine inanmam.


Mühür'de hepsi özenli işçilik ve birinci sınıf malzemeyle yaratılmış havlular, peçeteler, amerikan servisler, runner'lar ve daha pek çok dekoratif detay var. Eviniz için veya hediye olarak farklı ve özel birşeyler arıyorsanız, güzel bir Boğaz turu sonrası, Kandilli İskelesi'nin hemen karşı sokağındaki Mühür'e mutlaka uğrayın.


Tel: (0216) 460 20 11-12

19 Aralık 2010 Pazar

Cam göbeği

















fotoğraflar: Chris Everard, Trine Thorsen, Mel Yates, Veranda Mag., Rachel Whiting

17 Aralık 2010 Cuma

Nişantaşı'nda bir gün


fotoğraflar(saat yönünde): Paul Kasmin Gallery, açılış sergisini ünlü fotoğrafçı David La Chapelle ile yapıyor./ House Cafe her zaman favorim.../ Akaretler, bir sanat merkezi olma yolunda ilerliyor./ La Chapelle'in objektifinden, ani ölümleriyle moda dünyasını şoke eden iki yakın arkadaş; Isabella Blow ve Alexander Mc Queen.

Geçenlerde rutin doktor kontrolleri için yine Nişantaşı'ndaydım. Bu kontrol günlerini her seferinde uzatıp, kendime bir "gezme-görme-alışveriş yapma-yeme-içme" günü yaratmayı seviyorum. Bu sefer Akaretler'den başlayıp Abdi İpekçi Caddesi'ne uzanan uzun bir rota izledim. Akaretler, son yıllarda yenilenen yüzüyle zaten çok beğendiğim bir yer. Yeni açılan meşhur Paul Kasmin Gallery'i gezme bahanesiyle ilk orada aldım soluğu. Galerinin ilk konuğu David La Chapelle'in sürreel fotoğraflarından etkilenmemek imkansızdı. Daha sonra Teşvikiye House Cafe'de kendime küçük bir ziyafet çekip, Abdi İpekçi'ye geçtim. Burası da yeni yapılan parke taşlı yolları ve genişleyen kaldırımlarıyla adeta Milano'nun meşhur caddesi Corso Como'ya dönmüş durumda. Yeni açılan Chanel, Hermes, Prada... sıra sıra dizilmiş, bu "küçük Avrupa" görüntüsüne katkıda bulunuyorlar. Geniş kaldırımlara yayılan cafe'lerin ısıtıcılarının altına geçip, yılbaşı süslerini takınmış bu caddede oturup gelen geçeni izlemek de çok keyifliydi. Ancak tüm bunlara dalmışken, randevu saatimin geldiğini fark edip, koşar adım muayenehanenin yolunu tutmak zorunda kaldım.

16 Aralık 2010 Perşembe

Fır fır fır

















fotoğraflar: Interior Divine, Belle Maison, Rachel Whiting, Amy Neunsinger

13 Aralık 2010 Pazartesi

Ada

Geniş bir mutfak, ortasında bağımsız bir tezgah: ada ünitesi.

















fotoğraflar: Simon Brown, Michael Partenio, Belle Maison, Werner Straube 


12 Aralık 2010 Pazar

Oldies (but goldies)

Anadolu Yakası'nın en yeni, en küçük, en sevimli alışveriş merkezi, bundan 7-8 ay önce bizim evin hemen yakınında açıldı; Kozzy AVM. Aslında burası, zengin programlı tiyatro salonu, sinemaları ve sergi salonuyla alışverişten çok bir kültür merkezi niteliğinde. Beş dakika öncesinden karar verip, sinema-tiyatroya gidebilme lüksünü yaşattığı için de bizim son zamanlardaki favorimiz.
Kozzy'nin içinde cafe ve fast food'çuların yanı sıra, çok şık, değişik konseptli bir de restoran var: Oldies. Burası şöminesi, deri koltukları, ahşap mobilyalarıyla, klasik İngiliz stilinde dekore edilmiş hoş bir yer. Restoranın bir bölümünde satılan antika ev aksesuarları ve erkek giyim ürünleri ile farklı bir konsepti var. Asıl hoşluğu ise, bir süredir cuma ve cumartesi geceleri Serdar Şensezgin'in yaptığı canlı müzik. Biz kalabalık bir grup gittik ve gerçekten eğlendik. Serdar Şensezgin, Santana'dan Fikret Kızılok'a, Pink Floyd'dan MFÖ'ye, Cat Stevens'dan "Batsın Bu Dünya"ya uzanan bambaşka tellerden, tamamen kendi mood'una göre çalıp söyledi. "Bütün eller havaya" ortamı yaratmaya çalışmadan, son derece keyifli bir gece geçirtti bize. Böyle bir akşamın sonunda, bırakın köprü trafiğine girmeyi, arabaya bile binmeden yürüyerek eve dönmek de gecenin ekstra bonus'u oldu.
Anadolu Yakası'nda oturup, Eylül ve Ece bar (Şensezgin bir zamanlar buralarda çalardı) havasını yaşamak isteyenlere tavsiye edilir.

NOT: Bu post, sevgili arkadaşlarım; bayan Ö, bayan Ş, bayan A, bayan H, bayan Y, bayan S ve bayan Z'ye ithaf edilmiştir:)

10 Aralık 2010 Cuma

Şömine başında

Hava durumuna bakılırsa, bu haftasonunu geçirecek en güzel yer, gürül gürül yanan bir şöminenin başı...

















fotoğraflar: House to Home, Living etc., Andreas Trauttmansdorff, Mark Burstyn, Nathan Turner, Pia Ulin