30 Nisan 2010 Cuma

Limon sarısı

Dekorasyonda fazla tercih edilmese de, doğru yer ve şekilde  kullanılırsa güzel olabilen bir renk...

















fotoğraflar: Keith Scott Morton, Mark Bolton, Chris Everard, Katrin Cargill

29 Nisan 2010 Perşembe

Makyaj masası

İşin ruhuna uygun olarak biraz "kokoş" olmasında hiç sakınca yok...

















fotoğraflar: Caroline Aber, Australian Homes&Gardens, Marcus Hay, Kimberly Seldon, Caroline Clifton Mogg, Charlotte Moss

27 Nisan 2010 Salı

Bayan Josephine

Tüm zamanların en rahat koltuğunu takdimimdir: Josephine...


















fotoğraflar: House Beautiful, House&Garden, P. Howard, Keith Scott Martin


25 Nisan 2010 Pazar

Soğanlı bitkiler

Sümbül, lale, nergis... Şimdi tam da mevsimi...










fotoğraflar: Kira B., Polly Wreford, Carolyn Barber

23 Nisan 2010 Cuma

Amsterdam'da bir ev

Geçen ay, Benim Amsterdam'ım yazımda; bu şehre, insanlarına, evlerine duyduğum hayranlıktan bahsetmiştim. Merak edenler için, küçük salonundaki kocaman kütüphanesi, perdesiz olmasa da incecik bir tülle neredeyse hiç örtülemeyen pencereleriyle tipik bir Amsterdam dairesi...  

















Fotoğraflar: Timothy Kolk

21 Nisan 2010 Çarşamba

Kitchenette Cadde'de


Özellikle hafta sonları alışveriş merkezlerinden, o çılgın kalabalıktan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyoruz. Ancak Kanyon bizim için bu kavramın dışında kalan tek AVM. Sinemaları, güzel mağazaları, İstanbul’daki en büyük ve konforlu D&R’ı -elinizde kahveniz, berjer koltuklara yayılıp saatlerce kitapları inceleyebileceğiniz sayılı kitapçıdan biri- ve tabii ki yeme/içme mekanlarıyla burası bizim için ailece keyif aldığımız bir rekreasyon alanı. Ancak Bağdat Caddesi’nde ard arda açılan yeni yerler sayesinde köprüyü geçip Kanyon’a kadar gitme sebeplerimiz gittikçe azalıyor... (Ama biz yine de gidiyoruz:)
Çok yakında, Kanyon’daki cafe/restoranlar arasında en sevdiklerimizden biri, Kitchenette de Erenköy'de açılıyor. Da Mario, Zuma, Vogue, Anjelique gibi İstanbul’un hip mekanlarının işletmeciliğini yapan Doors Group’un yarattığı özgün bir marka olan Kitchenette, menüsü ve dekorasyonuyla tipik bir bistro. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri için zengin çeşitleri var. Ama kendi fırınlarında pişirdikleri ekmekler, pastalar ve makaronlar buranın en iddialı lezzetleri arasında. Bunları paketletip eve götürmek de mümkün.


Kitchenette'in menüsünden; bresaolalı tartin ve limonata

NOT: 2005 yılında kurulan Kitchenette, 5 sene içinde pek çok şube açtı. Bunların arasında, Taksim'deki Cafe Marmara'nın yerine açılan şubeye, İstanbul'un simgesi mekanlardan birinin yerine geçtiği için tepki duysam da, Erenköy'de açılacak olan Bağdat Caddesi Kitchenett'i sabırsızlıkla bekliyorum...

20 Nisan 2010 Salı

Detay

Dekorasyonda da fotoğrafta da, asıl sevdiğim ve ilgimi çeken güzel detaylar oluyor her zaman...











fotoğraflar: Omniarte Design

19 Nisan 2010 Pazartesi

Toz pembe

Kız çocuk odalarının vazgeçilmez rengi, diğer odalara da bulaştı...


















fotoğraflar: Susie Bell, P. Howard, Lucynia Moodie, Keith Scott Morton, Country Living, Follow Studio

16 Nisan 2010 Cuma

Gri güzeldir

Canlı renkler gibi göz alıcı olmasa da, her zaman asil ve şık...

















fotoğraflar: Morten Holtum, Jessica Lagrange, Omniarte Design, Kimberly Seldon, Veranda Magazine, Mark Bolton

14 Nisan 2010 Çarşamba

Çok çok


Geçen hafta, arkadaşlarla buluştuğumuz sinema günleri akşamlarımızdan birinde, film çıkışı yemeğe Çok Çok Thai restoranına gittik. Ben, Çin, Japon, Endonezya, Thai fark etmez, tüm Uzakdoğu mutfaklarını severim. Acıyla da baharatla da aram iyidir. İstanbul’da Thai restoranı olarak yıllarca Pera Thai’ı bilir, canımız çektiğinde de oraya giderdik. Daha yeni bir yer olan Çok Çok’u ise ne zamandır denemek istiyordum, iyi oldu.
Gelelim izlenimlere; servis ve mekanı dördümüz de beğendik. Abartısız ama şık dekorasyonu, güzel müzikleri ile burası hepimize Londra’da bir restorandaymışız izlenimi verdi. Yemeklere gelince; iştah açıcılar gayet lezzetliydi, ancak ana yemeklerde biraz hayal kırıklığına uğradığımızı söyleyebilirim. Yemekler hem lezzet olarak çok iyi değildi, hem de porsiyonlar doyurucu olmaktan epey uzaktı. Birer başlangıç, birer ana yemek yememize rağmen tam da doyamadık. Bu moralle Uzakdoğu mutfağının en zayıf halkası olan tatlı -kızarmış dondurma ve muz mu? hiç tatminkar değil- kısmına Şimdi’de devam etmeye karar verdik. Bu arada Şampiyon’a uğrayıp ayaküstü birer de kokoreç yediğimizi  itiraf etmeliyim:) Neyse, Şimdi her zamanki gibi bizi hayal kırıklığına uğratmadı, tatlılar da kahve de nefisti:)

Adresler:
Çok Çok: Meşrutiyet Cad. No: 51, Tepebaşı, Beyoğlu.
Pera Thai: Meşrutiyet Cad., No:74/A, Tünel, Beyoğlu.
Şimdi: Asmalımescit Sk. No:5, Tünel, Beyoğlu.

13 Nisan 2010 Salı

Vazo yoksa bardak var

O da yoksa kavanoz var, şişe var... Çiçek kendi başına öyle güzel bir şey ki, nerede durduğunun pek de önemi yok aslında...

















fotoğraflar: Anne Neumann, Max Attenborough, Carolyn Barber, Polly Wreford, Hallie Burton