18 Ekim 2010 Pazartesi

Eat...


...Pray, Love...

Bir kez daha, önce kitabını okuduğum bir filmden aynı duyguyla çıktım: eksik kalmış, sıkıştırılmış...
Kitapların sinema uyarlamaları bende genellikle "Lezzetli bir tabak yemeğin sıkıştırılarak küçük bir tablet halinde sunulması" duygusu bırakıyor. Fakat tıpkı Elizabeth Gilbert gibi ben de İtalyan dilinin, yemeklerinin ve şehirlerinin hayranı olduğumdan, filmin ilk yarısını, yani "eat" bölümünü büyük  bir keyifle seyrettim. Kalanı ise vasat, ama yine de renkli sahneleriyle bir bütün olarak "hoş bir seyirlik" olduğunu söyleyebilirim. Kitap ise insanda daha derin duygular bırakıyor. Ancak kitabı okumayı düşünüyorsanız, mümkünse İngilizce orijinalini okuyun derim. Türkçe çevirisi neredeyse hiçbir espri ve düşünceyi doğru aktaramayacak kadar kötü.
NOT: Bana göre filmin en duygusal bölümleri, Javier Bardem'in oğlu ile olan ilişkisini gösteren sahnelerdi... En güzel sözü ise, Julia Roberts'ın Hindistan ziyareti sonucunda vardığı nokta: "God is within me, as me"

3 yorum:

Lavanta Bahçesi dedi ki...

Kitabı okumadım, filmi izlemedim. Her ikisinide yapmayı çok istiyorum ama önce kitabı mı okusam diye düşünüyordum. Şimdi bu öneri sonrasında kitabın orjinalini bulmaya çalışaçacağım .)

Sevgiler

zeynep dedi ki...

Kitabı okumadım ne yazık ki, ama filmi izleyince herhalde kitabı daha iyiydi belki onu okumalıydım diye düşündüm, ve şimdi sizin bu yazınızı görünce yorumum onaylanmış oldu :) İlk yarısı gene bir nebze daha iyiydi ama film gerçekten çok sıkıştırılmış; bazı bölümler fazla uzamış bazılarıysa çok hızlı bir şekilde geçiştirilmişti. Hiçbir duyguyu alamadım filmden. Büyük hayalkırıklığı oldu benim için. Aklımda bir tek İtalya'da yedikleri o makarnalar ve hazırladıkları müthiş thanksgiving yemeği kaldı :)

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Lavanta bahçesi; kitabın orijinalini Remzi Kitapevi'nde bulabilirsin...

Zeynep; yemek sahneleri benim de favorim, neredeyse Ferzan Özpetek filmleriyle boy ölçüşecek nitelikte:)