20 Eylül 2010 Pazartesi

New York, New York


15 gün... Hem uzun hem de çok kısa bir süre, böylesine değişken, hızlı, yakalaması zor bir şehir için... Ard arda her yıl tekrarlanan altıncı seferiniz olsa bile, sizi şaşırtmayı, kandırmayı, büyülemeyi başaran bir şehir... 
Burada herşey gibi sanki zaman da hızlı akıyor ve her zaman geriye bir dahaki sefere yapılacak şeyler kalıyor.
Tatilimizin ilk haftası Can'la baş başa; sokaklar, Lego shop, müzeler, Lego shop, parklar, Lego shop, kitapçılar, Lego shop... şeklinde geçtiyse de, ikinci hafta bay H'nin gelişi ve Can'ın nihayet "doymuş" olmasıyla daha "yetişkin" bir hal aldı.
Bu yıl, çok sevdiğimiz Upper West Side'da bir otelde kaldık. Ve ben kendimi "You've Got Mail" filminde sanarak, Zabar's senin, H&H Bagels benim, Cafe Lalo senin, Gray's Papaya benim, West Side sokaklarına attım.
Günlerimiz, her seyahatimizde olduğu gibi, "yeme-içme" ekseninde gelişen "diğer aktiviteler" şeklinde geçti.

YEME-İÇME

Chelsea Market

Herkesin kendine göre bir seyahat planı vardır. Kimi uzun alışveriş listeleri yapar, kimi şehrin müze-sergi haritasını çıkarır, kimi doğaya, parklara vs. meraklıdır... İtiraf ediyorum bizim seyahatlerimize cafe, restoran ve hatta pazarlardan oluşan uzun bir yeme-içme listesi eşlik eder. Söz konusu New York olunca da bu konuda sonsuz seçenek vardır.
Bu yıl Upper West Side'da kaldığımızdan, ağırlıklı olarak bu bölgedeki mekanları denedik. Zaten westsider'lar o kadar keyifli yaşayan insanlar ki, bölge sayısız güzel mekanla dolu.
*Barney Greengrass tam bir west side klasiği. Kahvaltı için harika french toast ve sıcak bagel'lı sandviçler yapıyorlar. Sarabeth's, Good Enogh To Eat ve Cafe Lalo da kahvaltı veya öğle yemeği için uğranabilecek çok hoş kafeler.
*Five Napkin ve Shake Shack lezzetli burger yiyebileceğiniz iki popüler mekan. Ama bence ikisi de lezzet konusunda Le Parker Meridien Hotel'in içinde gizlenmiş olan Burger Joint'in yerini tutamaz.
*1 Eylül'de açılan Eataly çok popüler. Uzun kuyrukları göze alırsanız öğlenleri çok lezzetli İtalyan yemekleri yiyebileceğiniz, içinde çeşitli restoranlar olan, çok şık dev bir market. Yemek yenmese bile her lezzet düşkününün mutlaka görmesi gereken bir yer.
*Chelsea Market, o bölgedeyken birşeyler atıştırmak için mutlaka uğranması gereken yerlerden.


*Tribeca'da, Robert de Niro'nun ortağı olduğu meşhur Greenwich Hotel'in içindeki Locanda Verde İtalyan yemeği için ideal. Meat Packing District'teki Standart Grill de şu aralar çok in.
*Momofuku da şehrin popüler restoranlarından. Bir akşam, New Jersey'de yaşayan arkadaşım (30 yıllık!) Ece ile rezervasyonsuz şansımızı denedik, tutmayınca Soho'daki Novecento'da müthiş Arjantin biftekleri yedik.
*China Town'ın göbeğinde, tam bir Çin lezzeti: Joe's Shangai. Çin yemeği seviyorsanız kaçırmayın.
*Clinton Street Baking Co. ve Frankie's kahvaltı veya kahve molası için lezzetli ve popüler yerler.
*Cafe Gitane ve Cafe Habana Nolita'da, Dustin Hoffman veya Orhan Pamuk'a (ikisi de müdavimi) rastlayabileceğiniz iki güzel cafe.
*Time Warner Center'ın içindeki Per Se, Masa ve Porter House, epey önceden rezervasyon gerektiren, şehrin en şık ve pahalı restoranlarından.
*Pastis ve Balthazar, önceki yıllarda denediğimiz, lezzetlerini beğendiğimiz, ama artık "fazla turistik" bulduğumuz için uğramadığımız yerler.
*Her yıl uğramadan geçemediğimiz yerler ise; Katz Delicatassen(muhteşem pastrami), Taim (dünyanın en iyi falafel'i), Joe's Pizza (en iyi dilim pizza), City Bakery (double chocolate cookie), Soho Park Cafe (Soho'nun göbeğinde bahçe keyfi), Spotted Pig (güzel bölge, güzel yemek)


KÜLTÜR-SANAT

Sevdiğim adamlar/sevdikleri mekanlar

Can, 2. kez gittiği Moma ve Metropolitan'ı bu yıl teğet geçmek istedi Ama Interpid Deniz, Hava ve Uzay Müzesi'nde çok eğlendi.
*Her yıl olduğu gibi Strand Bookstore ve Barnes&Noble, özellikle bay H geldikten sonra en çok vakit geçirdiğimiz, kilolarca kitapla çıktığımız yerler oldu. 
*Bryant Park'ta çok güzel açık hava konserleri vardı.
*Bence New York'un en etkileyici binalarından biri olan Public Library'de binlerce kitap arasında vakit geçirmek de çok keyifliydi.
*Soho'daki galeriler her zamanki gibi etkileyiciydi. Andy Warhol, Bottero ve hatta Picasso orijinallerini satışta görmek insana gerçek üstü bir deneyim gibi geliyor:)

ALIŞ-VERİŞ

"Big Apple"dan bir parça ısırmadan dönmek imkansız:)

Geçen sene ekonmik kizin etkisiyle biraz "durgun" bulduğum Newyorker'lar, bu yıl çılgınca tüketme tempolarına geri dönmüş görünüyorlardı.
*10 Eylül'deki "Fashion's Night Out"da New York'lu fashionista'larla birlikte Soho'da olmak çok keyifliydi:)
*Şehrin en "in" butikleri hala Meat Packing District'te. Ama Soho'da yeni açılan Isabel Marant butiği ve Opening Ceremony de çok gözde. Chelsea'deki Limelight Market Place de birçok küçük butiğin yer aldığı hoş bir yer.
*Barney's in ayakkabı reyonu hem müthiş, hem de sık sık ünlülerle karşılaştığım için mutlaka uğradığım bir yer. Geçen yıllarda Penelope Cruz ve Martha Stewart'a rastlamıştım. Bu yıl ise Cameron Diaz'a:) Ama bütün cool Newyorker'lar gibi hiç istifimi bozmadım:)
*Benim gibi Manhattan dışına çıkmak istemeyenler için Century 21 ve Filene's Basement, şehir içinde, designer kıyafetler bulabileceğiniz outlet mağazaları. Ancak çok kalabalık ve keyifsiz bir alışveriş deneyimi olduğunu söylemeliyim. 
*Bir zamanlar Japon turistlerin Louis Vuitton mağazaları önünde oluşturdukları uzun kuyrukları, bu yıl Japon ve Türk turistlerin Abercrombie ve hatta Magnolia Bakery'nin önünde oluştuğunu hayretle gördük.




GURME NEW YORK

Denizden çıkan herşeyi yiyebilirim:) Katz'ın pastramisi kesinlikle alışkanlık yaratıyor...

Ekonomik krizden sonra, sokakta kamyonlarda satılan yiyecekler çok popüler...

 
CENTRAL PARK'TA BİR GÜN




RENKLİ NEW YORK




New York'un çiçekleri

BROOKLYN

Bu yıl ilk kez, birkaç saatliğine de olsa Manhattan dışına çıkıp Brooklyn'in en canlı sokaklarından Court Street'de küçük bir gezinti yaptık.

VEE, NEW YORK'DA BİR VİTRİN...




27 yorum:

Lotus dedi ki...

Ayşe'cgm,
Ne güzel yazmışsın, fotograflamışsın:) Bu yıl gidemediğim New York'a, sayende gitmiş kadar oldum:) İyi ki gitmişsin. Sevgiler, Nilüfer

DEKORASYON BİLGİLERİ dedi ki...

Çok bilgilendirici...Keyifle okudum..Sevgiler.Aida

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Nilüfer, Aida; çok teşekkürler:) Size de sevgiler...:)

AidaSalem dedi ki...

Harika bir post. İçerik ve fotoğraflarla. Bence sen İstanbul'da kalmamalısın hiç, sürekli bir yerlere gitmelisin :)
Bu arada, fotoğrafta gördüğüm sen misin? O zaman 'OMG!!!' diyebilir miyim? :)

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Aida; çok teşekkürler:) Evet o benim, ama OMG'ı hak ediyormuyum, bilmiyorum:))

yeşocan* dedi ki...

Ayşecanım!
Gerçekten çok güzel bir post olmuş..
gidip görmüş yaşamış kadar oldum..
ve öyle vivid notlar düştüm ki defterime yolum newyork'a düştüğünde bu harika notlardan faydalanacağım!
ve aida'ya katılıyorum sen bence de hiç durma hep gez! :)
Kendi fotondaki şıklıktan bahsetmek bile istemiyorum, gözüm gönlüm ayrı şenlendi :)
seviyorum seni güzel insan..
yeni seyahat postlarınla bizleri şenlendireceğin zamanları iple çekiyor, bal/badem/gülyüzden öpüyorum :)
sevgiler.

AidaSalem dedi ki...

Kuşkun olmasın "boho chic new yorker" !

elif dedi ki...

ççok çook güzel bir post olmuş.ellerinize sağlık.tam bir rehber niteliğinde:)
sevgilerr..

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Yeşocancan, Aida; ben size ne diyeyim? güzel iltifatlarınız için çok çok teşekkürler:))

Elif; sana da teşekkürler... Beğenmene sevindim:)

Burcu dedi ki...

ayşe süpersin fotograflar toparlanmış, detaylı yazısıyla tam bir rehber nitelğinde olmuş postun eline sağlık :))

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Burcu; teşekkürler:)

HAYATIMDAKI D'ler-Pınar dedi ki...

Ayşe,ne güzel yazmışsın,tam bir New York rehberi olmuş.
Eline sağlık.
Bu arada çok hoş bir bayansın.
Sevgiler

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Pınar, çook teşekkür ederim:)

Nihan SARI dedi ki...

çok sevdim bu postu.oğlum doğmadan önce gitmiştik oralara.tekrarlamak için biraz büyümesini bekliyorum.tam rehber niteliğinde olmuş.ayrıca pek tatlısın fotoğrafında.:))sevgiler Ayşecim.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Nihan en kısa zamanda tekrar gitmen dileğiyle, çok teşekkürler:)

NzN dedi ki...

ne kadar güzel bir post!! fotoğraflarla sanal tur yaptım, gittim, yedim, içtim ve geldimm. şimdi ofiste mail cevaplıyorum :))

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Nzn; böyle bir etki yarattıysa ne güzel, sevindim:)

Müge Hestbaek dedi ki...

Ayşecim! Ne güzel gezmişsin. Ben de bu yorumu upper east side'da yandan parka bakan penceremden yazıyorum :) denk gelemedik burda ama dönünce bol bol NY sohbeti yapacağımız kesin. Opuyorum seni kocaman!

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Mügecim keyfin bol olsun, dönünce yapacağımız sohbetleri sabırsızlıkla bekliyorum:)

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

bana soylenecek soz birakmamissiniz :-))

Bu arada iki resim benim isyerimin orada cekilmis :-)) belki oglen yan yana bile gelmis olabiliriz....

Ayşe Şakarcan dedi ki...

NY muhtarı; hangi resimler?, neresi? merak ettim:))

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

hani en buyuk yilbasi agacinin oldugu bina... Prometheus'un atesi onunde buz pateni yapilan, yaninda cok guzel bir konser salonu olan, sizin 6. avenue da pozverdiginiz caddeye yakin :-))

Ayşe Şakarcan dedi ki...

NY muhtarı; Rockefeller Center mı? Bryant Park'ın oralar... Ah ne çok severim, özledim NY'u:)
sevgiler...

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

evet evet Rockefeller Center...
50th Str & 5th Ave

Ayşe Şakarcan dedi ki...

eh, bende de var biraz muhtarlık:))

Adsız dedi ki...

ayse hanim, ny'ta nerede kalinir? konaklamayla ilgili bize bilgi saglayabilir misiniz acaba? bizim acil ny'umuz tuttuda :)yardimci olursaniz seviniriz.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Adsız; biz yıllarca hep aynı yerde; 57. cadde'de The Manhattan Club'da kaldık, burası içinde mutfağı da olan rezidanslardan oluşuyor. gayet konforlu bir yer. Geçen yıl ise upper west side'da On the Ave Hotel'de kaldık. Buradan da memnun kalmıştık... Onun dışında tavsiye edebileceğim bir yer yok maalesef...