14 Haziran 2010 Pazartesi

"Sex and Abu Dhabi"

Evet neden bahsettiğimi biliyorsunuz. Ama, bu son filme "Sex and the City" demek içimden gelmiyor açıkçası. Dizinin asıl (ve benim en sevdiğim) karakterlerinden biri the City, yani New York City neredeyse hiç yok meşhur serinin 2. filminde. Aslında ilk filmde dizideki tadı hiç bulamamış olmama rağmen, "eski  güzel günlerin hatırına" vizyona girdiği haftasonu izlemek kaçınılmazdı ikinciyi de. Fakat bu seferki hayal kırıklığı daha büyük oldu açıkçası. Ben de sonunda, eski dizi bölümlerini tekrar tekrar seyretmeye devam edip, filmleri hafızamdan tamamen silmeye karar verdim.

NOT1: Filmdeki en büyük hayal kırıklığım, neredeyse saatler süren ve absürd komedi tadında ilerleyen Abu Dabi sahneleri oldu.
NOT2: Carrie ve Big ekonomik krizin de etkisiyle ilk filmdeki müthiş penthouse'u bırakıp, 12 kat aşağıda "normal" bir daireye taşınmışlar. Koyu yeşil, lacivert ve kahverengi tonlarında, her köşesinden ayrı bir desenin fırladığı retro havalı bu dairenin, Carrie tarafından dekore edildiğine inanmak zor.
NOT3: Evet, yüzlerce kostümle karakterler adeta defile yapıyor. Ama bence Patricia Field bu sefer abartma dozunu biraz kaçırmış.
NOT4: Ben en çok Sarah Jessica Parker'ın kreatif direktörlüğünü üstlendiği marka, Halston Heritage kıyafetlerini beğendim. (İlgilenenler bu markayı Harvey Nichols'da bulabilir)
NOT5: Evet, Samantha gerçekten bir sahnede İvana Sert tasarımı mayo giyiyor. Gözden kaçması imkansız:)
NOT6: Kızlar ile koca veya sevgililerinin seneler içinde geçirdikleri fiziksel değişim dramatik bir şekilde görülürken, düğün sahnesindeki Liza Minelli bacaklarıyla Ajda Pekkan'a taş çıkartıyor:)
SON NOT: Bu film "good old days" hatırına dahi dvd arşivime giremez. Ama soundtrack albümü hemen alınmalı:) 

5 yorum:

Burcu dedi ki...

bu tür dizileri sevmeme ragmen nasıl oldu da sex and the city rüzgarına kapılamadım anlayamıyorum :)

AidaSalem dedi ki...

Yorumların çok keyifli :)

gami'den izler dedi ki...

Yıllarımı verdim dizi için :) Sex&City 1'in sonunda gözyaşlarımı tutamadım o kadar etkilendim ama 2 ?!!
Hiç olmadı hiç yakışmadı, darallar bastı.. hepsine Çevremde filmi beğenen arkadaşlarımın varlığından acaba bende mi bir sorun var düşünürken yorumunuzu okudum ve derin bir ohh çektim.. Yalnız değilim :)

Bir annenin ise donme macerasi dedi ki...

Ayse yorumlarina aynen katiliyorum bizim burada Mayis sonunda vizyona girdigi ilk aksam 20 kisilik kizlar grubuyla ilk gittik. Perde acilmadan 600 kisilik salon alkisladi (saka gibi bu Toronto'da oluyor) ama sonu ufak capli bir soktu..Tum tespitlerin dogru SAC in Abu Dabi not in NYC..Fazla yuklenmisler geleneklere..

Kiyafetler, feci kotuydu oysa filminden once ne konusuldu..Kiyafetler o kadar guzelki oyuncular kontratlarina ekletmisler hepsi filmin sonunda kiyafetlere sahip olacaklar diye.."Bu kiyafetlere mi" demekten kendimi alamadim. Seyirciler galaya gelir gibiydi herkes cok daha sikti!

Tabii gulmedik mi? Gulduk ama sanki Sex and the City izler gibi degil di baska biseydi izledigimiz!

P.S> NY'daki apartman gercekten cok kotuydu, kasvetliydi!

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Gami, Bir annenin işe dönme macerası; seviniyorum ben de benimle aynı fikirde olanları gördükçe:)