25 Mayıs 2010 Salı

İtalya notları 1 (Milano)

Beş günlük İtalya gezimizin merkezi, yıllar önce sadece birkaç saatliğine uğradığım, ama o birkaç saat içinde dahi zarafetine hayran kaldığım Milano oldu. İki gün boyunca her köşesini gezdiğimiz şehre neden "dünyanın en şık şehri" dendiğini bu sefer daha iyi anladım. İtalya'nın en zengin şehirlerinden biri olan Milano'da insanlar, sokaklar, binalar... her şey son derece şık ve bakımlı. 


Milano'nun simgesi sayılan iki yapı; Duomo ve Galleria. Yapımına 1386'da başlanan Duomo dünyanın en büyük Gotik katedrallerinden biri. Galleria Vittorio Emanuele II ise bir alışveriş merkezi olarak tasarlanmış. Bugün de içinde Louis Vuitton'dan Prada'ya pek çok markanın mağazası var. (1877'de inşaatının bitimine bir yıl kala mimarının cam çatıdan düşerek ölmesi buraya trajik bir hava veriyor.)



Navigli; Milano'nun son yıllarda çok gözde olan, daha çok sanatçıların tercih ettiği bohem semti. Nehir boyunca uzanan sokaklarda şık kafeler, küçük butikler ve antikacılar dizili.



Milano demek moda ve alışveriş demek. Via Montenapoleone ve Via della Spiga şehrin en şık iki caddesi. Christian Dior, Chanel, Gucci, Armani, Etro... hepsi burada. Mağazalar arasında dolaşırken her hallerinden model oldukları belli olan  -2 beden 1.80'lik kızlar görmek mümkün. Corso Como'daki 10 Corso Como ise ününü hak edecek derecede şık bir mağaza. Yüzlerce harika kıyafet, ayakkabı, çanta, takı... Onlarca tasarımcı... Ama ben en çok Alaia'nın elbiselerini sevdim:)
Brera da şehrin en canlı ve güzel semtlerinden biri. Güzel sanatlar akademisinin bulunduğu bölgede, sanat galerileri, alternatif butikler ve şık cafe'ler var.




Ve tabii Milano demek, nefis yemekler, yemyeşil avluların içinde görkemli binalar ve turuncu tramvaylar demek. 




Şehirdeki son günümüz; Inter, Şampiyonlar Ligi finalini kazanarak kupayı kucakladı. Mecburen biz de taraftarlarlarla birlikte bağırdık: Campione Inter!




Ve bizi Milano Merkez İstasyonu'ndan alarak Como ve Venedik'e ulaştıran hızlı tren...


NOT: Milano'daki en önemli sanat eserlerinden biri, Santa Maria delle Grazie kilisesindeki, Leonardo da Vinci'nin meşhur "Son Akşam Yemeği" adlı duvar resmi. Maalesef biz hevesle gittiğimiz kiliseden eli boş döndük. Ziyaret rezervasyonla yapılıyormuş ve ilk randevu 2 hafta sonraya veriliyordu. Gidip de görmek isteyenlere duyurulur. 


17 yorum:

burçak yıldırım dedi ki...

çok güzeldi.

fotograf penceremden dedi ki...

çok beğendim çekimlerini
özellikle de güzel çiçekler içindeki balkonu :)

Burcu dedi ki...

en sevdiğim ülkelerden biri italya acaba bunda evlilik teklifini orada almam ve daha sonra bir de en güzel tatillerimden birini geçirmem mi var :)) bu arada yine ambiansı yakalayan süper karelerini unutmuyorum :))

ozge asveren dedi ki...

Aynı hayal kırıklığını bende Floransa Uffizi müzesinde yaşamıştım.Oraya gidecek olanlara da duyurulur :)

zizim bizim dedi ki...

hoş geldin :) her şey çok şık görünüyor gerçekten

Nrhn dedi ki...

İtalyayı sizin gözünüzden ve anlatımınızdan dinlemek harika devamınıda da merakla bekliyorum.Gezilerimizden sonra Benim ruhum gerçekten italyada kaldı,tekrar gitmek için fırsat kolluyorum....

Moda Sanattır dedi ki...

Çok güzel :) Yazının devamını merakla bekliyorum. Beni de heveslendirdiniz. Gidip gitmemekte kararsızdım, sanırım kararımı verdim :D

yeşocan* dedi ki...

canım ha-ri-kaa!!
her bir detayı çok beğendim..ve ne de mutlu oldum senin adına!
inşallah günün birinde benim de yolum düşer ve seni anarım :)

Cafe Aroma dedi ki...

çok güzel ve büyüleyici olduğu fotoğraflardan bile belli. Umarım bir dahaki sefere son akşam yemeği eserini de görebilirsiniz.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Burçak; teşekkürler:)

Ceyda, Burcu; fotoğraflarla ilgili sizden güzel sözler duymak çok güzel:)

Özge; iyi oldu bu bilgi, hevesle o kadar yol gidip de bir şey görememek üzücü gerçekten..

Zizim çok teşekkürler:)

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Nurhan; teşekkürler:) Devamı gelecek:)

Moda sanattır; moada ve sanata düşkün iri için mutlaka görülmesi gerekli bir yer:)

Yeşocancan; inşallah canım, benim için de bir espresso içersin:))

Cafe Aroma, teşekkür ederim. İnşallah öyle bir şansımız olur:))

Lotus dedi ki...

Ne güzel, iyi ki gitmişsiniz:) Darısı başımıza:) Çok gidesim geldi. Paylaştığın için teşekkürler. Sevgiler

mustafa dedi ki...

super bi post.saols

Seden dedi ki...

Milano'ya ilk gittiğimde Dünya kupası vardı, her yer o ayıcıklar ile dolu idi, Galleria ile ilgili ilk hatıram o ayıcıklar...
sonra büyüdüm iş için gitmeye başladım, önce at etini sevmeyi öğretti bana milano, ön yargısız yemek yemeyi.
sonra dünyanın en şeker dondurmacasını tanıdım, gitsem yine bulabilir miyim acep?
Geri dönme vaktim gelmiş, gözlerimin buğulanması bu sebepten olmalı :)

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Nilüfer; tavsiye ederim, güzel bir traje oldu. Detayları konuşuruz:)

Musatafa, sen de saols:)

Seden; ne güzel anlatnışsın bir şehre duyulan özlem ve sevgiyi. Bir "şehi romantiği" olarak çok iyi anlıyorum duygularını. İlk fırsatta tekrar gitmen dilğiyle:)

Peri Tozu Fotograf dedi ki...

Fotograflar kesinlikle harika,hep gitmek istiyordum,bu yaziyi da okuduktan sonra kesin gidilecek yerler arasina aldim.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Peri tozu; teşekkürler:)