7 Mayıs 2010 Cuma

Delicatessen



Nişantaşı’ndaki rutin doktor kontrolü günlerimden birinde keşfettim Delicatessen’i. Aslında tam da bir keşif sayılmaz bu. Sahibi Elif Yalın’ı senelerdir bilir, mekanlarını takip ederdim. Amerika’da işleteme eğitimi alan Yalın, House Cafe’nin kurucu ortaklarından. Daha sonra bu ortaklıktan ayrılıp 2004’de Bebek’te bir apartman katında Mangerie adlı sevimli cafe/bistro’yu açtı. Delicatessen ise 2007’den beri İstinye Park Mudo City’nin içinde sesiz, sakin, küçük bir gourmet shop olarak varlığını sürdürüyordu. Elif Yalın, yıllardır kurduğu hayali geçen şubat ayında gerçekleştirip, Nişantaşı’nın en hoş ve nispeten sakin sokaklarından biri olan Mim Kemal Öke'de büyük bir Delicatessen açtı. Amerika ve Avrupa’da çok yaygın olan delicatesen’ler, hem yemek yenilen hem de yemekle ilgili pek çok şeyi satın alıp eve götürebileceğiniz bir tür şarküteri.
Ben güneşli ve cıvıl cıvıl bir Nişantaşı öğleden sonrası gittiğim Delicatessen’den içeri adımımı atar atmaz kendimi New York Midtown’a ışınlanmış gibi hissettim. Çeşit çeşit ekmekler, peynirler, soslar, çaylar, şaraplar… Hepsi mükemmel görünüyordu… Kalabalığa rağmen kendime yol kenarında küçük bir masa bulabildim. Yiyecekler konusunda zaten şüphem yoktu ve her şey nefisti. Beni en çok etkileyen ise, son derece iyi bir eğitimden geçtiği belli olan ekip tarafından yapılan kusursuz servis oldu. Elif Yalın, Türkiye'deki pek çok restoranın en zayıf noktası olan servis konusunu da her zamanki gibi ustalıkla kotarmış.


fotoğraflar:Tricia Joyce


Adres: Mim Kemal Öke Cad. No: 19/1, Nişantaşı.

12 yorum:

HAYATIMDAKI D'ler-Pınar dedi ki...

Ahhh ben ayakta uyuyorum.Teşvkiye'de oturuyorum sözde...Teşekkür ederim Ayşe...En yakın zamanda ziyaret edile..

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Pınar git mutlaka:)

Lovebug dedi ki...

Nasıl güzel bir yer,nasıl hoşuma gitti anlatamam =)

Ankara'da var mı böyle güzel yerler acaba, bilmiyorum.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Lovebug, aşk böceği, ne güzel bir isim:) Ankara'yı hiç bilmem ben ama benzer yerler vardır belki:)

Meral Erdoğan dedi ki...

ayşecim harika bir yermis gercekten. o tarcinli visne-elma karisimi bir icecek sanirim, cok guzel gorunuyor...

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Meralcim; aslında bu resimler Delicatessen'e ait değil, ben oraya ait iyi resimler bulamayınca böyle bir derleme yaptım. Ama orada da bunlara benzer çok hoş lezzetler var:)

Adsız dedi ki...

ayşe hanım sitenizi yeni keşfettim ve inanın bayıldım,salondaki ahşap mobilyalarımı boyamak konusunda fikrinizi almak isterim,nasıl irtibat kurabilirm sizinle acaba?(takımımı tepe mobilyadan almıştım,beyaza boyatmak istedim ama gerçek ahşap olmadığı için boyanamayacağını söylediler...ne yapabilirim)
süheyla

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Süheyla, çok teşekkürler. Butip konularda fazla bilgim yok ama benim de bildiğim gerçek ahşap olmayan mobilyaların renginin değiştirelemediği. Yine de size mail adresimi yazıyorum: sakarcan.a@superonline.com
sevgiler...

Müge Hestbaek dedi ki...

Ayşecim;
Mangerie benim en favori mekanlarımdan biridir. İlk açıldığında keşfettiğim zamanlar, maden bulmuş gibi herkesi birer birer, harika biryer keşfettim diye götürürdüm. Ne zamandır gitmedim. Uzun bir süre de gidebilecek gibi görünmüyorum. Maalesef Anton Pasha bir ameliyat geçirdi ve bir süre evden bile zar zor çıkabilirim herhalde. Yazın aklıma Dean &Deluca'yı getirdi ve girdiğim rejime tekrar küfrettim. Bu hastalık meselesi Fototrek maceramı da erteledi, bu hafta başlıyordum sözde... Ne zamandır da okuyamıyordum seni, bugün oturdum uzun uzun gezindim moleskinende... çok çok sevgilerimi yolluyorum sana...

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Mügecim; Anton Pasha'ya çok geçmiş olsun. Delicatessen'i de çok seveceğine eminim. Tam Dean&Deluca havası... En kısa zamanda iyileşip gitmeniz dileğiyle..:) sevgiler...

Peri Tozu Fotograf dedi ki...

Yazilar, fotograflar, hersey harika.!
Cok guzel bir sayfa olmus burasi.

Yureginize saglik...

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Peri tozu, teşekkürler:)