30 Aralık 2009 Çarşamba

Num Num Cadde'de


Can’la beraber yaptığımız yemek+sinema akşamlarında işin yemek kısmında söz küçüğe düşer. Can’ın tercihi de genelde 3 yer arasında döner: Saray’da tavuklu pilav, Sushico’da Çin yemeği veya Num Num. Artık seçim Num Num olduğunda köprüyü geçip Kanyon’a kadar gitmemize –Meydan AVM’yi bir türlü sevemedik- gerek kalmadı. Uzun bir tadilat sürecinin ardından nihayet Bağdat Caddesi Num Num Erenköy'de açıldı. Biz tüm yemeklerini severek yiyoruz. Amerikan tarzı kocaman burgerler, incecik gevrek hamurlu pizzalar, paniniler, salatalar (Izgara kalamarlı salatası benim favorim), nefis tatlılar... Num Num’ın sahibi ve şefi, Türkiye’nin Jamie Oliver’ı, eğitimli ve karizmatik şef Mehmet Gürs, yıllar önce Nişantaşı’nda açtığı ilk restoranı Down Town ile başlayan restorancılık serüvenine Mikla ve Lokanta gibi şehrin iddialı restoranlarıyla devam etmişti. Damarlarında akan yarı İskandinav kanı bir şekilde yemeklerine yansıttığını düşündüğüm Gürs, diğer mekanlarında olduğu gibi, burada da kullandığı malzemeye büyük özen gösteriyor. Bu durum da kendini lezzet olarak hemen hissettiriyor.

Sloganı iyi ve hızlı yemek olan Num Num, özel çocuk menüsü ve masaya oturur oturmaz getirilen boya kalemleriyle küçükleri de tavlamayı başarıyor.


Mehmet Gürs, bir zamanlar NTV'de yaptığı yemek programı ve kitabıyla bence Türkiye'nin Jamie Oliver'ı. Ama onu David Beckham'a benzetenler de çok:)

7 yorum:

HaNdE... dedi ki...

numnum'ın hamburgelerine bayılırııımmm....Biz genelde meydandakine gidiyoruz en yakın diye.Ama caddede açılmasına çooook sevindim.hemen sitesine bakarım.Bu arada öhhöömm..şeyy..mehmet Gürs'e ben bayılırım yahuu :)))

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Hande, yalnız değilsin, adamın ciddi bir hayran kitlesi olduğunu biliyorum:)

fotograf penceresinden dedi ki...

tadı damağında bir yer anlaşılan böylesi güzel bahsettiğine göre :)

Duygu dedi ki...

mehmet gurs bir alem yemekleri ayri bir alem... :)

Adsız dedi ki...

Burada su anda İnternet'e bağlanmak istedim ve garson internet üzerinden bir form doldurmamı istedi. Formdaki soruları görseniz, adres, telefon, Eposta ve gerekli gereksiz herseyi soruyorlar. Sef geldi ve kibar ama fasizan bir tavırla bu kadar ozel bilgiyi vermek istemiyorsanız gelmeyeceksiniz dedi. Biz de gelmeyeceğiz tabii ki. Bir işletme haftanın 3 gunü dışarıda yemek yiyen bir şirketi nasıl kaçırıyor görün iste. Tabi yemeğin ve diğer hersey ile birlikte sohbetin de tadı kaçtı.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Adsız; kötü bir tecrübe yaşamışsınız gerçekten. Bence şikayetinizi bir şekilde Mehmet Gürs'e de iletin. Kayıtsız kalacağını sanmam.

Adsız dedi ki...

Bu tip konularda herkesin uyarılması ve bilgilendirilmesi gerektiğini düşündüğüm için yazıyorum:
Dün akşama kadar bizim de severek gittiğimiz mekanlar arasındaydı caddedeki Num Num...
Dün akşam arkadaşımız iphone telefonunun pili bitince garsonu çağırarak, şarj edip edemeyeceğini sordu ve kabulu uzerine telefonu şarj aletiyle beraber kendisine verdi. Yemekleri bitirip kalkarken telefonu istedik ancak kimse telefonu bulamadı! Şarjdayken telefonun müşteri veya herhangi bir garson tarafından çalındığını, sonrasında da güvenlik kameralarının telefonun bulunduğu yerdeki açıyı çekmiyor olduğu öğrendik!
Mekan sahibi ile beraber gece karakoldaydık, maddi tutar karşılığının firma tarafından ödeneceği iddia ediliyor şimdilik...
Yine de böyle bir mekanda bu tarz problemlerin yaşanıyor olması gerçekten çok can sıkıcı.