6 Aralık 2009 Pazar

Berlin notları



Dediğim gibi Berlin bizi ışıl ışıl yılbaşı kıyafetiyle karşıladı. Yılın bu zamanlarında yeni yılı coşkuyla kutlayan herhangi bir şehirde olmayı çok seviyorum. Berlin süslemenin ve ışıltının en şatafatlısı ve neredeyse her sokakta kurulan yılbaşı pazarlarıyla bu ayı en şenlikli yaşayan şehirlerden. Almanlar, kendi yemek kültürleri sosis-bira-patates üçgeninde dönse de yeme içmeye meraklı bir milet. Başkentleri de tüm dünya mutfaklarından envai çeşit restoranla dolu. Hava soğuk olunca bizim tatil de biraz bu eksende döndü. Bol bol Çin yemeği, sushi, Arjantin bifteği, gril tavuk… Dönüşte tartıda beliren +1,5 kilo ile çıkardı acısını… Tabii sadece restoranlarda geçmedi zaman. Berlin zengin koleksiyonlu müzeleriyle tam bir kültür kenti. Müzelerin tamamını 4 güne sığdırmak mümkün değil. Biz seçimlerimizi daha çok Can’ın özel ilgi alanı olan 2. Dünya savaşı ve sonrası dönemi konu alanlardan yana yaptık. Yakın tarihin en acı anılarını barındıran bu kenti yüreğimiz sızlayarak gezdik. Savaş yıllarında acımasızca katledilen insanlar; sonrasında, soğuk savaş yıllarında dünyanın en büyük açık hava hapishanesinde esir tutulan başka insanlar… Tüm bunların sadece 60-70 yıl önce yaşandığına inanmak güç. Berlin ise dev bir şantiye görünümüyle hala o yılların yıkıntılarını toparlamaya çalışıyor.
Tüm dünya metropolleri gibi Berlin de müthiş bir alışveriş ve tüketim cenneti. Biz vaktimizin bir bölümünü de insanın gözünü döndüren gurme marketlerde geçirdik. Dilin Almanca olması nedeniyle genelde seyahatlerden taşıdığımız kilolarca kitabın yerini bu sefer balzamik sirkeden, aromalı çaylara, farklı baharatlardan en kokulusundan peynirlere kadar çeşit çeşit ürün aldı. Arada başka kaçamaklar da oldu tabii:)
Berlin aynı zamanda bir tasarım kenti. Designer butiklere her yerde rastlamak mümkün. Ama en çok şehrin soho’su denilebilecek Hackesher Markt civarında yoğunlaşıyor bu tip dükkanlar. Şehrin Harrods’ı denebilecek KaDeWe‘de ise –fil var mıdır bilmem ama- her şeyi bulmak ümkün. Özellikle gurme katı müthiş. Bu tatilde de şanslıydık. Hava korktuğumuz kadar soğuk ve yağışlı, şehir tahmin ettiğimiz gibi kalabalık değildi. Sevgili listemdeki yerine gelince, şimdilik tanıdığıma memnun olduklarım arasında Berlin. Ama bakıyorum da listede üst sıralara çıkan şehirlerin hepsine en az 3-4 ziyaret yapmam gerekmiş. Kim bilir, gelecek yıllarda birkaç buluşma daha gerçekleşirse belki hiyerarşik konumunu yükseltebilir Berlin de…

KaDeWe'nin gurme katından müthiş bir lezzet: Izgara kuşkonmaz ve jumbo karides

Adresler:
*Henne: Hayatımda yediğim en lezzetli gril tavuk diyebilirim. 100 yıllık otantik bir restoran.
Leuscherdamm, 25
*Cafe Einstein: Burası da çok eski ve şık bir bistro. Şinitzeli müthiş.
Kurfürsenstrasse, 58
*Hot Spot China: Bu Çin restoranını tesadüfen keşfettik ama yediklerimizden çok memnun kaldık.
Eisenzahnstrasse, 66
*KaDeWe 'nin gurme katı mutlaka uğranıp bir şeyler atıştırılması gereken yerlerlerden.
Tauntzienstrasse, 21-24
*Ayrıca Maredo ve Block House çok lezzetli Arjantin bifteği yiyebileceğiniz zincir restoranlar.
*Otelimizi de yazmak istiyorum. Hem yerinden, hem odamızdan hem de servisten çok memnun kaldık. Louisa's Place, Kurfürstendamm, 160

6 yorum:

HaNdE... dedi ki...

ışıl ışıl ne kadarda güzelll!!! :)

Cafe Aroma dedi ki...

Ben de sizin gibi yılbaşına yaklaştıkça ışıltılı mekanlarda bulunmaktan büyük haz alırım. Gördüğüm kadarıyla ışıltıya doymak için Berlin iyi bir seçim olmuş.

fotograf penceresinden dedi ki...

yazdığın bilgileri okurken çok hoşuma gitti ışıltılı çok güzel bir şehir canlandı gözümde

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Evet Berlin yılın bu zamanı gitmek için ideal bir şehir...

özge dedi ki...

en güzel zamanı sony centera gitmedik deme ama ya da hayvanat bahçesine

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Özge, Sony Center'a gittik ama hayvanat bahçesi bir dahaki sefere kaldı...